Gülistan Doku’nun kayboluşuyla ilgili uzun süredir devam eden ve birçok karekterin karıştığı soruşturma, önemli gelişmelerle gündeme gelmeye devam ediyor. Özellikle, kaçak konumda olan ve Türkiye’deki dosyada kritik bir rol oynayan Umut Altaş, nihayet Amerika Birleşik Devletleri’nde hakim karşısına çıktı. Altaş’ın, Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki günlerdeki hareketleriyle ilgili verdiği bilgiler, soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte. Altaş, aynı zamanda Türkiye’deki bazı tanık ve şüphelilerle yaptığı istihbarat paylaşımı ve telefon görüşmeleri üzerinden olayın çözümüne dair ipuçları sunuyor. Bu süreçte, Altaş’ın, cinayeti kendisine itiraf ettiğini iddia eden Mustafa Türkay Sonel tarafından suç havuzuna eklendiği öğrenildi.
Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra ortadan kaybolması, Türkiye’nin gündeminde sürekli yer aldı. Uzun bir süre kayıp olan Doku’nun bulunması için başlatılan aramalar, yaklaşık altı yıl sonra yeniden hareketli hale geldi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla, özellikle Kent Güvenlik Yönetim Sistemi ve Plaka Tanıma Sistemleri kullanılarak yüzlerce saatlik görüntü ve veriye ulaşılması ile soruşturmanın detayları yeniden gün yüzüne çıktı. Bu kapsamda, Gülistan Doku’nun son görüntüleri ve hareketleri, detaylı şekilde incelenerek olası olay yeri ve suç faillerinin tespiti için önemli ipuçları elde edildi. Elde edilen yeni bulgular, olayı sadece kayıp vakasından çıkartıp, olası bir cinayet soruşturmasına dönüştürdü. Bu gelişmeler ışığında, bazı şüphelilerin tutuklanması ve bilgi paylaşımıyla olayın azmettiricilere ulaşması sağlandı.
Özellikle, Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı ve bazı bağlantıları, soruşturmanın odak noktası haline geldi. Ayrıca, dosyada önemli bir yer tutan ve şu anda ABD’de bulunan Umut Altaş’ın ifadesi büyük bir öneme sahip. Altaş, yaptığı açıklamalarda, cinayetin kendisine Mustafa Türkay Sonel tarafından itiraf edildiğini ve olayla ilgili önemli detaylar paylaştığını iddia ediyor. Bütün bu gelişmeler, Gülistan Doku’nun kayboluşuyla ilgili soruşturmanın halen derinleştirilerek sürdüğünü gösteriyor. Soruşturmada, siyasi ve hukuki süreçler de hız kazanmış durumda. Altaş’ın Amerika’daki duruşması, iade ve deport kararlarının yanı sıra, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması adına önemli bir adım olarak görülüyor. Bu gelişmeler, hem Türkiye hem de uluslararası arenada olayın boyutunu daha da karmaşıklaştırıyor.
