{“title”: “Mabel Matiz’in ‘Ha Leylim’ Parçası ve Klibi Üzerine Soruşturma Başlatıldı”, “content”: “
Ünlü müzik sanatçısı Mabel Matiz’in yeni çıkardığı ‘Ha Leylim’ adlı şarkısının sözleri ve klibi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapsamlı bir incelemeye tabi tutuldu. Bu değerlendirme sonucunda, şarkının ve klibin kamu düzenini olumsuz etkileyebileceği ve müstehcenlik suçunu oluşturduğu iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Yetkililer, şarkının içeriğinde bulunan ifadelerin ve görsel unsurların toplum ahlakına ve çocukların eğitimine zarar verebilecek potansiyel taşıdığı görüşündeler. Bu proje, sanatçının daha önce de gündeme gelen içeriklerini kaydettiği tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Hatırlanacağı üzere, Mabel Matiz daha önce ‘Perperişan’ adlı şarkısıyla da benzer suçlamalarla karşılaşmıştı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın isteği üzerine bu şarkının erişimi engellenmiş ve sanatçı, 22 Eylül 2025 tarihinde Çağlayan Adliyesi’nde ifade vermek üzere çağrılmıştı. Matiz, yaptığı savunmada şarkı sözleriyle ilgili herhangi bir müstehcenlik amacı taşımadığını ve sanatçılık ilkelerine uygun hareket ettiğini belirtmişti. Ayrıca, müzik üretimlerinin insanların duygularına ve toplum barışına katkı sağlayacak şekilde tasarlandığını ifade etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve şarkı sözlerine ilişkin hazırlanan iddianamede, ‘Ha Leylim’ parçasının cinsel arzuyu harekete geçirebilecek metaforlar ve erotik çağrışımlar içerdiği, sözlerin çocuklar üzerinde olumsuz etki yapabileceği ve toplumun genel ahlakını bozabilecek unsurlar barındırdığı kaydedildi. Ayrıca, şarkının sözlerinin açık ve anlaşılır olması nedeniyle toplumda yanlış algıların doğabileceğine dikkat çekildi. Bu nedenle, şarkının yayınlanması ve dağıtımına ilişkin yasal süreçler başlatıldı ve şarkıcı hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Sonuç olarak, Mabel Matiz hakkındaki davada, suçun unsurlarının oluşmadığı kanaatine varıldığı ve 8 Mayıs 2026 tarihinde görülen duruşmada sanatçı beraat etti. Mahkeme kararında, sanatçının niyetinin toplumda kötü niyet veya çocuklara zarar verme olmadığını ve sözlerinin sanatsal ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceğine hükmetti. Bu gelişme, sanat ve toplumsal değerler arasındaki denge ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme getirirken, kamuoyunun da ilgisini çekmeyi sürdürüyor.”}
